İstanbul’un Gizemleri

İstanbul’un Gizemleri

İstanbul 4000 yıllık tarihi ile birçok medeniyete beşiklik etmiş kadim bir şehirdir. Dili, dini ve yaşam tarzları farklı birçok topluluk ve medeniyet buralarda yaşamış ve izler bırakmıştır. Bu izlerin çoğu şu anda gözükmüyor. Doğal afetlerden deprem başta olmak üzere eskinin yapılarını ve tarihini toprak altında bırakmış.

İstanbul üst üste kurulmuş bir şehir. Bu gördüğünüz şehrin altında dehlizler ve yer altı geçitleri vardır. Şehrin su ihtiyacını karşılamak için yapılan sarnıç adı verilen dev su depoları ve bunları birbirine bağlayan tünelleri görmek mümkün. Osmanlı zamanında bu su depoları yerine akar su getirmek maksadıyla Kemerburgaz’dan bugünkü Taksim semtine su getirilmiş. Buradan su tüm semtlere taksim edilerek yani bölünerek gönderildiği için bu semtin adı Taksim kalmıştır. Taksim semti ve özellikle meydanının altı birçok tüneli ve depoyu barındırmaktadır.

Mesela Vatan Caddesi diye geçen ve İstanbul’un en geniş caddelerinden biri olduğu için Zafer Bayramı törenlerinin yapıldığı bu geniş caddenin aslında bir nehir olduğunu biliyor muydunuz?  Lykos Deresi adı verilen ve cadde boyunca akarak bugünkü Yenikapı sahiline dökülen ve döküldüğü yerde o zamanın en büyük limanı inşa edilen önemli bir su yolu. Yapılan kazılarda bu limanın altında 1500 yıl önce batmış 15 metre uzunluğunda 5 metre genişliğinde bir kargo gemisi bulundu.

Çemberlitaş bir Bizans anıtıdır. Altında Kutsal eşyalar olduğu düşünülerek Haçlı ordusu tarafından kazılmış hatta bir at arabasının geçeceği kadar geniş tüneller yapılmıştır. Ve çok kimsenin bilmediği Çemberlitaş’ın altından çıkan bir su kaynağından Eyüp’e kadar bir dere yerin altından akmaktadır. Şu an bu dere hakkında fazla bilgimiz yok. Eski eserlerde kaldı.

Ve ilginç bir bilgi… İstanbul’a ilk boğaz köprüsünü Leonardo Da Vinci’nin tarafından yapılmak istenmiştir. Şu an Da vinci şifresi diye kitapları yazılıp filmleri çevrilen bu mimar İstanbul’a ve özellikle altındaki dehlizlere önem vermiştir.

Bu yazımızın İngilizceye çevrilmiş halini okumak için tıklayınız.

Click here to read the full article in english.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?